13 Aralık 2012 Perşembe

Uyu, uyan ,ayakların hareketlensin, yüzünü yıka, kıçını kaşı olmadı duş al, giyin, ye, iç, çalış, ya da çalışma, izle ,konuş 200 kelime anca yada daha fazla bu virgüller gibi tek düze her şey istemsiz olarak olması gerektiği gibi işliyor.
Bu sıradan tek düze düşündüğün yürüyüşün ,açtığın kolların ,şaklattığın parmakların dans eden bedeninin beyninin içinde sen Eiffel kulesine halatla çıkmaya çalışan bir ajan !Kanyon da rafting yapan bir maceraperest! Yeşil uzaylılarla bir barda teletabis püresi içen bir derbeder ! Jetgillerdeki robot Rosie gibi kompastik yeteneklere sahip olan sen!
Ama sen hiç karınca dostlarınla kışa hazırlık yapan, yuvana tohum götüren olmadın. Sıradan gördüğün nefes alışın kollarını göğe uzatışının sınırlarını yükseltmedin hayallerini yükselttiğin kadar. Evet bir karınca gibi bedenin 20 katını taşıyamazsın.Onun sıradan dediğin aslında bulunmaz ayakları vücudu buna elveriyor.
Peki sen sıradan gördüğün vücudunun inanılmaz saçma dediğin hayallerinin dışında neler yapacağını göstermeye çabaladın mı? Yoksa sadece çocukken zevkle izlediğim Recess deki King Bob gibi her şeyin sana sunulmasını isteyen bir çocuk musun?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder